Bir konser mekânından biraz daha fazlası: LIVE HOUSE FEVER
Tokyo, tahmin edeceğiniz üzere yüzlerce canlı müzik mekânıyla dolu. Bu mekânların birçoğu bir evin odası büyüklüğünde olsa da tesirleri çok daha büyük bir alana yayılıyor. Diğer mekânlarsa popüler yerli ve yabancı isimleri ağırlayan daha büyük ölçekli ve gelir odaklı konser salonları. İki uca uzanan bu farklı mekânlar arasında dikkat çekenlerden biri de Live House Fever. Yükselen ya da kült statüsündeki lokal isimlere kapısını açan, takdire şayan bir yabancı grup seçkisi sunan, tam kıvamında, her şehrin tam da ihtiyaç duyduğu bir boyutta ve vizyonda Fever. Mekânın hemen yanındaki minik kafeleri RR ise hem küçük sergilere hem güzel lezzetlere yer veriyor. Kurucular Nishimura Aya ve Hitoshi bize Fever’ın hikâyesini ve kendi Tokyolarını anlattı.

Ne dinlesek?
Canlı performansı dillere destan ekip Deerhoof’un 2014’teki Japonya turnesi kapsamında Fever’da gerçekleşen konseri, ertesi yıl albüm formatında yayımlanmıştı. Fever 121614 adını taşıyan albümde “There’s That Grin”, “Fresh Born” ve “Dummy Discards a Heart” gibi grubun farklı dönemlerinden parçalar bir arada. Mekânın kompakt yapısı ve sahne – seyirci yakınlığı, kayıt boyunca duyulan enerjiyi doğrudan etkiliyor. Nitekim kalabalığın tepkileri de miksin dışında tutulmamış; alkışlar, bağırışlar ve sahne gürültüsü performansın parçası olarak kalıyor.
“Pandemi öncesinde Japonya’da mekânlardan canlı yayın neredeyse hiç yapılmazdı. Ama bu yayınlar pandemi sonrasında da devam etti.”

Fever’ın hikâyesi nedir? Ne zaman açıldı ve arkasındaki ilk fikir neydi?
Fever, 2009’da açıldı. O dönemde Tokyo’da hem küçük ölçekli hem de insanların yemek yiyebildiği, içki içebildiği ve rahatça iletişim kurabildiği canlı müzik mekânları çok azdı. Bu yüzden Fever’ı açtık. Bir diğer önemli nokta da tren istasyonuna yakın bir konum seçmekti.
Özellikle COVID pandemisi sonrasında canlı müzik dinleyicilerinin alışkanlıkları değişti mi? Yeni nesil dinleyicilere dair ne gibi gözlemleriniz var?
Pandemi öncesinde Japonya’da mekânlardan canlı yayın neredeyse hiç yapılmazdı. Ama bu yayınlar pandemi sonrasında da devam etti. Ancak şimdilerde, işlerin daha da yoluna girmesiyle, seyirci sayısının pandemi öncesine kıyasla artış gösterdiğini fark ediyoruz. Günümüz gençleri ve yeni nesiller öncekilere göre daha sakin gibiler.

Fever’ın ve RR Café’nin bulundukları mahalleyi ne şekilde dönüştürdüğünü düşünüyorsunuz?
Fever ve RR Café’nin bulunduğu Shindaita bölgesi, yakındaki Shimokitazawa ve Setagaya-Daita’nın aksine gelecekte pek büyük değişimler yaşayacak gibi görünmüyor. Çünkü burası esasen bir konut bölgesi ve yeni girişimler hayata geçirmek için pek alan sunmuyor.

FEVER kurucularından TOKYO’da görülmesi gereken sanat mekânı ve galeri önerileri
Kyobashi’de açılan TODA Binası büyüleyici bir mekân. Burası Japonya’nın önde gelen galerilerinden bazılarını (Tomio Koyama Gallery, Taka Ishii Gallery, Kosaku Kanechika vb.) bir araya getiren bir galeri kompleksi. Binada ayrıca bir sanat kafesi, kamusal enstalasyonlar ve başka sanatsal deneyimler de bulunuyor. Üstelik Artizon Müzesi’nin de hemen yanında.
TEENAGE KICKS: FEVER kurucularının JAPONYA’dan erken dönem ilham kaynakları
O kadar çok müzisyen var ki! Ünlü olsun ya da olmasın, Japonya’da inanılmaz derecede fazla harika müzisyen var. Sanatçılardan Yoshitomo Nara, sinemacılardan da Hirokazu Kore-eda ve Juzo Itami akla geliyor.
FEVER kurucularının TOKYO’ya dair değiştirmek isteyeceği bir şey
Kentsel gelişmeler birçok alanı daha yaşanır kılabilir ama eski binaların yok olmasını da beraberinde getiriyor. Hem tarihî mimari dokunun korunabilmesini hem de oyun alanlarının ve huzurlu yaşam mekânlarının sayısının artırılabilmesini isterdik.
