Japon grafik sanatının üstadı ve onun mirası: TAKASHI KONO ve GALLERY 5610 (KYU KONO anlatıyor) profile

Japon grafik sanatının üstadı ve onun mirası: TAKASHI KONO ve GALLERY 5610 (KYU KONO anlatıyor)

Şehrin kalbur üstü mahallelerinden Omote-Sando’nun kıyısında yer alan Gallery 5610, hem çağdaş grafik sanatı için bir merkez hem de Japon tasarım mirasının simgesel mekânlarından biri. Galeri, modern Japon grafik tasarımının öncülerinden Takashi Kono’nun (1906–1999) anısına kuruldu. 1920’lerden 1970’lerin sonuna dek aktif olan Kono, dergi ve kitap kapaklarından Olimpiyat ve film afişlerine uzanan sayısız iş üretti. Geleneksel Japon estetiğini modernizmin sade çizgileriyle harmanlayan, sembol ve renk kullanımıyla öne çıkan eserleri bugün MoMA gibi prestijli koleksiyonlarda yer alıyor. Japonya’nın görsel kimliğini şekillendiren bu büyük ustanın mirası, bugün torunu Kyu Kono yönetiminde önemli sergilere ev sahipliği yapan Gallery 5610 ile yaşatılmaya devam ediyor.


Japonya’nın tasarım kültürü açısından büyükbabanızın çalışmalarının önemi nedir?

Onun Japonya’da işe başladığında, alanı mümkün olduğunca genişletip rayların dışına taşırdığı söylenirdi. O günlerde “tasarım” kelimesi bile yoktu, bu işin meslek olarak toplumsal bir karşılığı bulunmuyordu. Sonraki nesil rayları döşedi, ondan sonraki nesil ise rayların üzerine çıkıp koştu. Tabii tüm bunlar bilgisayarların tasarım aracı hâline gelmesinden önceydi.

Büyükbabanızın “dönüm noktası” sayılabilecek üç eserini seçecek olsanız, hangilerini seçerdiniz? Bu eserlerin arkasındaki hikâyeleri paylaşabilir misiniz?

Sadece üç eser seçmek oldukça zor ve bu da onun ne kadar kendine özgü bir sanatçı olduğunu gösteriyor. Çalışmalarında sıkça renk ve balık formları kullanırdı. Özellikle 1953’te yaptığı Sheltering Weaklings (Zayıfları Korumak) adlı poster, kamuoyunun ilgisini çekti. Japonya’nın 1945’teki ABD işgalinden sonra yeniden bağımsızlığını kazandığı yıldı. 2. Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş’ın Japonya’yı kuşatan durumunu hicveden posterde yenilmiş ülke olan Japonya küçük balıklarla, galip olan ABD de ön planda büyük bir köpekbalığıyla resmediliyor. Arka planda da muhtemelen Sovyetler Birliği ve Çin’i temsilen “kızıl ülkeler” karşı yönde ilerliyor.

İkinci olarak, Tanko adlı çay seremonisi dergisi için yaptığı poster. Çay seremonisinin wabi-sabi anlayışını basit renkler ve formlarla ifade etmiş. Bu poster bugün New York Modern Sanat Müzesi’nin kalıcı koleksiyonunda yer almakta.

Son olarak, 1929–1935 yılları arasında Shochiku film şirketi için yaptığı film afişleri serisini seçerdim. Bu yenilikçi serideki işler çok iyi karşılandı; âdeta onun sahneye çıkışıydı. Bugün için bile hâlâ çok ilgi çekiciler.

Gallery 5610 nasıl ve ne zaman açıldı? Misyonunuz nedir?

Bu galeri 1972’de büyükbabamın ofisi ve evi yeniden inşa edilirken kuruldu. 1984’te bir süreliğine kapanmasının ardından 2000 yılında büyükbabamın vefatından sonra ailemiz tarafından yeniden açıldı. Mekân grafik tasarım, illüstrasyon, ürün, ambalaj tasarımı ve fotoğraf sergilerine en uygun olacak şekilde tasarlandı. Ayrıca bir bahçemiz de var var. Bu yüzden açık hava mekânını kullanabiliyor, heykel sergilerine de ev sahipliği yapıyoruz. Elbette yaratıcı ve özgün eserlerin peşindeyiz ama aynı zamanda sanatçının niyetini de önemsiyoruz. Eserler ve mekân arasında sinerjik bir etki yaratan sergiler oluşturmayı amaçlıyoruz.

Grafik tasarım mirasını temsil eden böyle bir galerinin sahibi olarak sizin favori sanatçı ve tasarımcılarınız kimler?

Takashi Kono, kızı Aoi Huber ve eşi Max Huber. Galerinin logosunu da tasarlayan Tetsuya Ota. Ayrıca eşsiz bir kitap tasarımcısı ve sanatçı olan Katsumi Komagata.

KYU KONO’ya göre TOKYO’ya özgü bir koku

Ailem nesillerdir burada yaşadığı için gerçekten neyin “özgün” olduğundan emin değilim. Şehirdeki sıradan kokular ya da kötü kokular dışında benim için Tokyo’nun kokusu inorganik, yani kokusuz. Tokyo’nun kokusunu daha önce bulunduğum şehirlerle karşılaştırmam gerekirse New York’a benzediğini söyleyebilirim çünkü her ikisinin de devasa bir metro sistemi ve kalabalık bir nüfusu var. Ne yazık ki Londra, Sao Paulo veya İstanbul’u ziyaret etme fırsatım olmadı. Bu yüzden oralarla karşılaştıramam.


KYU KONO’nun TOKYO’daki favori gece yemek mekânları

Kichijoji, Nishi-Ogikubo, Koenji bölgeleri harika. Hafif Japon yemekleri ve atıştırmalıkları yemeyi çok severim. Örneğin sirkeli yiyecekler, Japon mutfağına özgü salatalar ve kışın mevsimsel malzemelerle yapılan güveçler.


KYU KONO’ya göre TOKYO’yu ziyaret edenlerin genelde görmediği ama görmesi gereken şeyler

Her sene ağustos sonunda Tokyo’nun merkezindeki Kinshicho’da düzenlenen Kawachi Ondo Bon Odori Festivali. Canlı müzik ve şarkılar eşliğinde herkesin rahatça dâhil olup dans edebildiği eşsiz bir Bon Odori festivali. Kawachi, Batı Japonya’da güçlü Bon Dansı geleneğine sahip bir bölge. Geleneksel shamisen, ahşap ve deri davullara eşlikçi olarak elektrik gitarların eklenmesiyle bu festival genç kuşakları da cezbetmiş durumda. Bu gelenek modern pop müzik dinleyerek büyümüş kuşaklar için bu sayede erişilebilir hâle geldi.


KYU KONO’dan TOKYO sanat mekânları önerileri

Kyobashi’deki Okuno Binası’nda Kobo ve Gallery Kazuki. Bakuro-yokoyama’daki KKAG.
Koenji’deki Gallery Café 3. Kiyosumi-Shirakawa’daki Gift_lab. Ryogoku’daki Art Trace Gallery. Eğer sanat kitaplarına ilginiz varsa, Ginza’daki Morioka Shoten’i kaçırmamalısınız. 2024’te büyükbabamın 74 yıl önce yaptığı bir kitabın yeni baskısı sebebiyle orada bir anma sergisi düzenlendi.


KYU KONO’ya göre TOKYO’da hâlâ gizemini koruyan bir şey 

Tokyo’daki her “mahallenin” kendi karakteri, kültürü ve ağı olması. Bazen aşina olmayanlar içeri bile giremez.


KYU KONO’nun TOKYO’ya dair değiştirmek isteyeceği bir şey

Yabancılara, engelli bireylere, hamilelere, çocuklara ve esasen herkese, özellikle toplu taşımada daha nazik ve hoşgörülü olunması gerekiyor. Telefonlara gömülmek yerine doğayı sevmek ve hayatta olduğumuza şükretmek çok daha iyi olurdu. Japonya’nın dünyadaki en yüksek genç intihar oranına sahip olması acilen ilgilenilmesi gereken sorunların başında geliyor. Yalnızca yoğun nüfusuyla öne çıkan Tokyo’ya özgü değil; ülke genelinde bir sorun bu.