Her şeyi açıklıkla karşılamak: KUFUKI profile

Her şeyi açıklıkla karşılamak: KUFUKI

Tokyolu üçlü Kufuki, bir araya geldiğinde her türlü ses kaynağını yeri geldiğinde yapıbozumcu şekillerde işleyebiliyor. Ortama, mekâna, zamana göre çeşitlilik gösteren baş döndürücü canlı performanslarına bir kere denk gelmek, sonsuza dek bir Kufuki hayranı olmak için yeterli olacaktır. Groove dolu dans parçaları da yapıyorlar, bol tekrarlı hipnotik psikedeli güzellikleri de. Stilleri, Japonya’nın geleneksel ruhu ile çağdaş elektronik dans müziğinin eklektik birleşimi. Kufuki’nin J. Hakan Dedeoğlu’nun solo projesi TSU! ile kaydettiği albüm de 2026’da yayımlanacak.


Ne dinlesek?

Kufuki’nin 2018 tarihli Dodome EP’si, Japonya’dan üç geleneksel halk şarkısını çağdaş beat yapılarıyla buluşturuyor. “Torobayashi”, “Gentakabushi” ve “Akusekijima” parçaları min’yō repertuvarından alınırken, EP’nin kapanışındaki dub versiyon kaynak materyali ve ilhamları farklı bir perspektifle yeniden ele alıyor. “Akusekijima”nın Kufuki konserlerinin zirve noktalarından biri olduğunu da belirtelim.


“Müzik hepimizi kahkahaya boğacak bir noktaya ulaştığında parçanın tamamlandığını anlıyoruz.”


Fotoğraf: Aylin Güngör

Kufuki’nin müziği oldukça özgün unsurlarla şekilleniyor. Hem Japonya gelenekleri hem de fütüristik ses tasarımları ve örüntüler bu denklemin bir parçası. Siz Kufuki’yi Kufuki yapan özün ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Kendimize karşı dürüst olmak. Nasıl ki her insanın bir bireyselliği varsa, müzik de kendine sadık kalındığında özgünleşir. Biz hem köklerimizle hem de fütüristik olanla ilgileniyoruz.

Bir grup olarak yaratım süreciniz nasıl şekilleniyor? Şarkılarınız ne tür ortamlarda ortaya çıkıyor?

Çoğu zaman süreç, birinin bize bir şeyler yayımlama önerisiyle başlıyor. Genellikle de fikirler, son teslim tarihi çoktan geçtikten biraz sonra geliyor! Ardından bir araya gelip çalmaya başlıyoruz; müzik hepimizi kahkahaya boğacak bir noktaya ulaştığında parçanın tamamlandığını anlıyoruz.

Kufuki, TSU! & Nourah
Fotoğraf: Aylin Güngör

Kufuki’nin müziği canlı performanslarda mekânı ânında dönüştürüyor. Konserlere yaklaşımınızı nasıl özetlersiniz? En çok hangi tür mekânlarda çalmaktan hoşlanıyorsunuz?

Performans için birkaç farklı tarzımız var ve mekâna ya da etkinliğe göre bunlar arasından seçim yapıyoruz. Gündüz açık havada çalarken herkesin rahatça dans edebileceği bir şeyler çalıyoruz. Müzik tutkunlarıyla dolu gece mekânlarında ise doğaçlamanın içine daha derinlemesine giriyoruz. Ama her durumda kendimize sadık kalmak önemli.

Özellikle müzik sevgisinin yoğun olduğu alternatif mekânlarda çalmayı çok seviyoruz. Ne tam bir konser salonu ne de tam bir kulüp olan, ikisi arasında kalan yerler. Gürültülü, samimi ve müziğe tutkuyla bağlı alanlar. Forest Limit ya da Nishi-Azabu’daki eski SuperDeluxe gibi mekânlar.

“Dans müziği” sizin için ne ifade ediyor? Kufuki özelinde, insanları hareket ettirmek motivasyonunuzun ne kadarını oluşturuyor?

Çoğu zaman konserlere ritim barındırmayan bir parçayla başlıyoruz ve dans etmek isteyenleri yaklaşık 30 dakika bekletiyoruz. 30 dakika geçtikten sonra kick’i nihayet devreye sokuyoruz. O noktada kendini daha fazla tutamayan insanlar çılgınca dans etmeye başlıyor. Dans müziğini seviyoruz ama canlı performanslarımızın temel motivasyonu insanları dans ettirmek değil. Parçalarımızın çoğunu, dans etmek isteyenlerin edebileceği ama istemeyenlerin de etmek zorunda olmadığı bir şekilde kurguluyoruz.

Yakın zamanda TSU! ile yeni bir albüm kaydettiniz. Başka bir müzisyenle çalışırken nelere öncelik veriyorsunuz? Kufuki’nin ileride kesişmesini istediğiniz başka müzikler ya da sesler var mı?

J. Hakan Dedeoğlu ile kayıt yapmak gerçekten ilham dolu ve heyecan vericiydi. Ortaya çok iyi bir albüm çıkardığımızı düşünüyoruz. Bizim için en önemli şey karşılıklı saygı; birbirimizin getirdiği kültüre, köklere ya da tekniklere saygı göstermek ve aynı zamanda bizim neler katabileceğimizi düşünmek.

İleride farklı kültürlerden insanlarla olduğu kadar hayvanlar, bitkiler, hatta yıldızlar gibi insan-dışı varlıklarla da kesişmek isteriz. Temel yaklaşımımız, karşımıza çıkan her şeyi açıklıkla karşılamak.

Sırada Kufuki için neler var? Yaklaşan projeleriniz hakkında ipucu verebilir misiniz?

Düzenli yaptığımız oturumların kayıtlarını dijital yayımlar olarak paylaşmayı planlıyoruz. İçerik underground ve deneysel olacak. Aynı zamanda herkesin keyif alabileceği saf synthesizer müzikleri üretmek istiyoruz. Hayali bir kültüre aitmiş gibi hissettiren, rahat bir groove’a sahip, bir tatil beldesinde çalsa yadırganmayacak türden müzikler. Bunu kelimelere dökmek zor ama belki Haruomi Hosono’nun 80’lerin ortasında yaptığı “touristic music” bir ipucu verebilir.

KUFUKI’ye göre TOKYO’ya özgü bir koku

Ramen, yakitori, kanalizasyon, çöp, yanmış fren balataları, kiraz çiçekleri… Tüm bu kokuların kaotik karışımı. Tokyo’da bir araya gelip rekabet eden Japon halkının arzularının bu kokularda vücut bulduğunu hissediyoruz.


KUFUKI’ye göre JAPONYA’da deneyimlenmesi gereken gezi rotaları  

Akita’daki doğanın içindeki vahşi bir sıcak su şelalesi olan Kawarage Oyutaki.
Kyoto’nun yerleşim bölgelerinde insanların birbirine gösterdiği özen duygusu.
Garip ve gizemli yapılarla dolu nehir kıyıları.


TEENAGE KICKS: KUFUKI’nin JAPONYA’dan erken dönem ilham kaynakları

Yoshiharu Tsuge, Takashi Yanase, Taro Okamoto, Haruomi Hosono, Eiichi Ohtaki, Atsuki Kimura, Isao Tomita, Motojirō Kajii, Osamu Dazai, Yukio Mishima, Ryusuke Hamaguchi, Yasujiro Ozu, Hayao Miyazaki.


KUFUKI’den TOKYO’da ziyaret edilecek müzik mekânı önerileri  

Shelter (Hachioji), Hoipoi (Koenji), Forest Limit (Hatagaya)