Doğanın bir parçası olarak sanat: KADS MIIDA  profile

Doğanın bir parçası olarak sanat: KADS MIIDA 

Kads Miida, 1980’lerden bu yana Tokyo sanat ve müzik camiasının önde gelen isimlerinden biri. Reggae müziğine ve Jamaika’ya olan sevgisinden gelen imgeleri geleneksel Japon yaklaşımlarıyla harmanlayarak yakaladığı tarzı, ona çok haklı ve çok farklı bir yer kazandırdı.


“Grafik sanatına karşı artan bir ilginin yaşandığı kısa bir dönemin ardından bugün Japonya’nın salt duygu odaklı resimlere ihtiyaç duyduğuna inanıyorum.”

Sanata ve reggae’ye olan tutkun nasıl bir araya geldi de bu benzersiz tarzı yarattı?

Sanat çocukluğumdan beri hayatımın bir parçası. Reggae’yi keşfettiğimdeyse Jamaika’da resmetmek ve geride bir anı olarak bırakmak istediğim bir motife sahip oldum. Bugünkü tarzımın bu temelden geldiğini düşünüyorum. 

İşlerinde yansıtmak istediğin temel duyguları ve unsurları nasıl tanımlarsın?

Uzun yıllardır kendimin ve işlerimin doğanın bir parçası olmasını istedim. Ama artık aynı zamanda dürtüsel de davranabilmek istiyorum.

Serbest stilden grafik işlere uzanan, farklı mecralarda ve tarzlarda üretimlerin var. İşlerine çeşitlilik hâkim. Peki kendini daha rahat ifade ettiğin alanlar var mı? 

Şu sıralar serbest stil ve dürtüsel çizimlere odaklanıyorum. Ama üç boyutlu işlerde de potansiyel görüyor ve grafik işlerini de tatmin edici buluyorum.

Çalışmalarında Japon sanatı unsurlarının da mevcut olduğunu söyleyebilir misin?

Evet, bence yabancı motifleri yeniden kurgularken Japon düşünce biçimi ve teknikleri doğal olarak var oluyor. Yaşım ilerledikçe Japon motiflerine ilgim arttı ve pek çoğunu yeniden keşfettim. Özellikle 2011’deki depremden sonra odağımı yurtdışından Japonya’ya çevirdim ve ülkenin dört bir yanında tanıştığım insanlarla birlikte iyileşme ve devamlılık mesajı veren işler ürettim. Örneğin geleneksel Japon zanaatlarından lake işleri, seramik ve indigo boyamayla da uğraşıyorum.

Japonya sanat ortamında onlarca yıl devirmiş biri olarak bugünkü sahneyi geçmişle kıyasladığında neler gözlemliyorsun?

Bütün sahneyi tek bir kelimeyle özetleyecek konumda değilim. Ama grafik sanatına karşı artan bir ilginin yaşandığı kısa bir dönemin ardından bugün Japonya’nın salt duygu odaklı resimlere ihtiyaç duyduğuna inanıyorum.

TOKYO’da geçirilecek bir gün için KADS MIIDA’dan öneriler

Tokyo’da kırsal alanlar da var. Şehir merkezinden yaklaşık bir saatlik bir tren yolculuğuyla nehirlere ve dağ yürüyüşlerine ulaşmanızı öneririm.


KADS MIIDA’ya göre JAPONYA’da deneyimlenmesi gereken gezi rotaları 

Destansı manzaraları, dağları, tarihi mekânları görmek ya da belli bir noktaya ulaşmak amacıyla pek çok farklı geziye çıkabilirsiniz. Son zamanlarda Chiba prefektörlüğüne sık sık gidiyorum. Özellikle denizi, dağları ve kaplıcalarıyla ünlü bir kırsal bölge olan Minami Boso’yu tavsiye ederim. Bunun dışında isim vermeyeceğim ama eski Japon tanrılarına adanmış tapınakları gezmenizi öneririm. Bu kutsal mekânlarda dinden bağımsız olarak vakit geçirmenizi tavsiye ederim.


KADS MIIDA’nın TOKYO’dan uzak kaldığında en çok özlediği şey

Yemekler ve banyolar. Buharda pişmiş pirinç ve miso çorbası Japon mutfağının temelini oluşturur. Vücudumu sıcak suya daldırmak da çok rahatlatıcı geliyor.


KADS MIIDA’nın TOKYO’daki favori gece yemeği mekânı

Son zamanlarda pek gece dışarıda yemek yemiyorum, o yüzden bilmiyorum. Ama Tokyo’daysanız soba yemenizi öneririm.


TEENAGE KICKS: KADS MIIDA’nın JAPONYA’dan erken dönem ilham kaynakları 

Japon sanatçılardan Taro Okamoto, EXPO 1970 eserini yaptığında beş altı yaşlarındaydım. Sonrasında Osamu Tezuka’nın çizgi romanlarının izinden giderek motiflerin deformasyonundan, siyah-beyaz manzaralardan etkilendim. Canavar filmlerine de merak saldım ve özel efekt tekniklerine, özellikle arka plan resimlerine ve heykel tasarımlarına ilgi duymaya başladım. Bunların yanısıra yurtdışındaki sanat akımlarına karşı da merakım kabardı.